Çevirmenler için Etkin ve Stratejik Okumanın Önemi
Çevirmenler için Etkin ve Stratejik Okumanın Önemi

Yazarlar ulusal yazınlar yaratırken, çevirmenler evrenseli üretir.”

José de Sousa Saramago
1988 Nobel Edebiyat Ödüllü Portekizli Yazar

Saramago‘nun, evrensel edebiyatın mimarları çevirmenler için sarf ettiği sözcükler çok anlamlı olmakla birlikte, çevirmenler için mesleki bir tavsiye niteliğindedir. Çeviride yüksek standartların sağlanması açısından büyük öneme sahip okuma becerisi genelde göz ardı edilen bir ayrıntıdır. Çok gezen çevirmen ile çok okuyan çevirmenin yazdıkları arasında bariz farklar olması, mesleğin doğasının bir kanunudur. Okuma becerisi çevirmenin bireysel tercüme yeteneğini her yönden etkilerken, çeviride kaynak metnin mesajını kavrama ve cümleleri öğelerine ayırarak hedef metnin dilbilimsel altyapısını oluşturma gibi süreçleri hızlandıran unsurların başında gelir. Peki, çevirmenler ne tür akademik çalışmaları takip ederek okuma becerilerini geliştirebilirler? Çevirmenler ele aldıkları her metni, metinlere özgü ayrı dünyalarda incelerken diğer yandan etkin okuma modelleri geliştirip, kaynak metne anlamsal açıdan nasıl vekillik ederler?  Bu soruların cevapları, çevirmenlerin eğitim sürecinde karşılaşmaları gereken dilbilimsel öngörü, zihinsel cümle şemaları, metinlerarası farklılık bilinci ve stratejik okuma gibi kavramların altında yatmaktadır.

Okuma, karmaşık bir eylemdir. Fonetik, anlambilimsel, sözdizimsel, biçimbilimsel ve pragmatik ayrıntılarıyla ele alındığında ve çevirmenin gözünden bu ayrıntılar dikkate alınarak anlamların başka dillere çevrilmesi düşünüldüğünde stratejik kararlar gerektiren oldukça karmaşık bir eylemdir. Doğal olarak metin inceleme ve okuma becerileri birbirleriyle örtüşen, aynı zamanda çevirmenlerin kendilerini geliştirmeleri gereken başlıca konulardır.

İtalya Kültür Sanat Altın Madalyası sahibi, Gülün Adı ve Foucault Sarkacı gibi kitapların yazarı Umberto Eco‘ya göre metinlerin, resmettikleri dünya ve sahip oldukları dilbilimsel özelliklere bağlı olarak diğer dillere çevrilmeleri gerekir. Bunun sebebi tercüme metninin kendi dilinde, kaynak metnin kaynak dildeki etkisini yaratabilme ve amacını yerine getirebilmesidir. Çevirmenler için Eco’nun bahsettiği koşulu sağlamanın belki de en kolay yolu, okuma becerisini düzenli olarak geliştirmektir. Skimming (özarama), scanning (tarama), close-reading & rereading (detaylarıyla yeniden okuma), stereoskopik okuma ve son olarak gözden geçirip düzelti işlemine geçme gibi çevirmenler için özelleştirilmiş okuma yöntemlerinden de faydalanmak gereklidir.

Sonuç olarak vurgulanması gereken nokta, herhangi alanda başka dillere çevrilmesi gereken yazıların teslim edileceği çevirmenlerin yukarıda açıklanan konularda kendilerini geliştirmiş kişilerden seçilmesi gerekmektedir. Eğer siz de çevirilerinizi profesyonel çevirmenlere teslim ederek diğer dillere aynı kalitede aktarılmasını, anadilinde kontrol ve düzelti yapan editörlerce kontrol edilmesini dilerseniz, Nova Tercüme’nin her zaman yanınızda olduğunu unutmayın!

Dil hizmetleri ve tercüme sektörü hakkında sağlıklı bilgiler için Nova blog sayfamızı takip edin!

Emin Tugay ERSOY
Nova Dil Hizmetleri

KAYNAKÇA

Eco, U. (1985). Lector in fabula. Paris: Grasset.

Shreve, G. M., Schaffner, C., Danks, J. H. and Griffin, J. (1993). Is there a special kind of “reading” for translation?

Washbourne, K. (2012). Active, strategic reading for translation trainees. Kent State University Journal Translation & Interpreting Vol 4, No 1 (2012)

Etiketler: ,

Paylaş: