Konferans Çevirmenliği
Konferans Çevirmenliği

AB üyeliği yolunda son zamanlarda atılan hızlı adımlarla birlikte, konferans çevirmenliği mesleği de giderek odak noktası olmaya başladı. Ancak Türkiye’yi bu alanda bekleyen önemli bir sorun bulunmakta. Türkçe’nin AB’nin resmi dillerinden biri olarak kabul edilmesiyle birlikte, çok sayıda profesyonel konferans çevirmenine duyulacak ihtiyaç mevcut kaynaklarla karşılanamayacak bir düzeyde olacak.

Türkiye’de ilk uluslararası ekonomi konferansları 1960’lı yıllarda Ekonomik ve Sosyal Etütler Konferans Heyeti ile birlikte gerçekleştirilmeye başlanmıştı. Çeviriye ihtiyaç duyulurdu ancak kimse bulunamıyordu. Hatta o dönemlerde üniversitelerde konferans çevirmenliği diye bir eğitim dalı dahi yoktu. Bu yüzden, çok iyi derecede yabancı dil bilen kişiler, farklı sınavlara tabi tutulurdu ve başarılı olanlar, konferans tekniklerini öğrenmek üzere İsviçre’ye gönderilirdi.

Konferans çevirmenliğinin nasıl bir meslek olduğu uzun yıllar boyunca kimse tarafından bilinmedi. Ta ki Birinci Körfez Savaşı’na kadar. O zamanlarda TV’ler tarafından canlı yayında savaş anları aktarılırken, simultane çevirmenler yabancı kaynaklardan gelen bilgi akışını canlı canlı TV ekranlarından Türk halkına aktarmışlardı. Sektörün duayenleri ve uzmanlar, 200-300 civarında bulunan simultane çevirmen sayısının şu an itibariyle yeterli olduğunu ancak müzakere sürecinde artacak uluslararası zirve ve toplantılar nedeniyle, daha fazla sayıda çevirmene ihtiyaç duyulacağına dikkat çekiyor.

Peki bu durum yalnızca Türkiye’ye mi özgü? Dünya genelinde profesyonel konferans çevirmeni sayısı binlerle ifade ediliyor. Bu çevirmenlerin çoğu da İngilizce, Fransızca ve Almanca gibi en çok konuşulan dünya dillerinde çeviri yapabiliyor. Üye ülke sayısının yirmi sekize çıktığından beri, Avrupalı simultane çevirmenlerin oldukça zorlandıkları ortada. Bunun yanında sektöre ayrılan bütçenin de ihtiyaçları yeterince karşılayamaması ayrı bir sorun.

Türkçe’nin AB’nin resmi dillerinden biri olmasıyla birlikte, belirli sayıda çevirmen Avrupa Birliği kurumlarda istihdam edilecek ve müzakere sürecindeki toplantılarda çok sayıda çevirmen serbest olarak çalışacak. Bu nedenle, önümüzdeki 10 yıl içerisinde, hali hazırdaki konferans çevirmeni sayısı oldukça yetersiz kalacak. Bunun yanında günümüzde profesyonel olarak çalışan konferans çevirmenlerinin çoğunun da o zamana kadar emekli olacağı düşünülürse, birden fazla yabancı dil bilen konferans çevirmenlerinin şimdiden yetiştirilmesi gerekir. Aksi takdirde, Türkiye bu ihtiyacı karşılama konusunda yetersiz kalacak ve müzakere sürecinde ciddi sorunların yaşanması muhtemel olacaktır.

Not: Yazının oluşturulmasında aksiyon.com.tr adresinden esinlenilmiştir.

Paylaş: